Kişisel İnternet Sitenizi Kurmanız İçin 5 Önemli Neden

İsminizi hiç Google’da arattınız mı? Ne çıkıyor?

Belki arattığınızda Konya’dan bir avukat, İzmir’den 25 yaşında bir delikanlı, İstanbul’da yaşayan güzel bir kızla karşılaşacaksınız. Ancak belki de bunların hiçbirisi siz değilsiniz!

Dijital çağ olarak da anılan günümüz zamanlarında, internet ve sosyal ağlar hayatımızda hiç kuşkusuz önemli bir yere sahip. Öyle ki, bilmediğimiz ve merak ettiğimiz her konuda soluğu internet ortamında alıyoruz. O halde sizlerin de bu mecrada aranma ihtimaliniz bir hayli fazla. Kim bilir, belki de aranıyorsunuzdur…

İnsanların internette sizinle alakalı yanlış bilgilere ulaşabilmesi de göz önüne alındığında, kendi adınız ve soyadınızı taşıyan bir alan adını kapıp, kendinize ait bir internet sayfası kurmak burada önem kazanıyor. İçeriği tamamen sizin kendinizi birinci ağızdan dışarıya ne kadar tanıtmak istemenizle bağlantılı olarak şekillenebilir.

Kendinizi dış dünyaya tanıtmak istemeyebilirsiniz. Ben böyle iyiyim, zaten esamem hiçbir yerde geçmiyor da diyebilirsiniz. Ancak, ileride bizleri nelerin beklediğini ve zamanın neleri getireceğini kestirmek oldukça zor. Bize ait doğru bilgilerin yer aldığı bir sayfa kurarak, gerek isim benzerliği nedeniyle gerekse başka nedenlerle hakkımızda oluşması muhtemel yanlış bilgilerin de böylece baştan önüne geçebiliriz.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım hususlara, aşağıda maddeler halinde ulaşabilir; diğer bir deyişle, kendi adınızı taşıyan internet sitesi kurmak için 5 önemli nedeni okuyabilirsiniz.

  1. Aratılınca ilk sırada çıkarsınız

İsminize açtığınız kendi kişisel sayfanızın olması, kendiniz hakkında rafine bilgiyi bir yerde toplamanız anlamına gelir. Bu sitede isminiz, kişisel özellikleriniz, hobileriniz, öz geçmişiniz ve günlük hayatınızla ilgili bilgileri paylaştıkça Google sizi ön sıralarda çıkartmaya başlayacaktır.

  1. Hakkınızda doğru bilgiye ulaşılır

İnternette doğrusuyla yanlışıyla yığınla bilgi bulunuyor. Kendi adınıza ait siteniz olursa, ilk ağızdan kendiniz hakkında en doğru bilgileri yayınlayabilirsiniz. Bir iş başvurusu yaptığınızda işverenlerin artık adınızı Google’da aratıp çıkan haberlere, yazılara vs. baktığı bilinen bir gerçek… Kendi internet siteniz olursa, kendinizle ilgili doğru mesajı verebilirsiniz.

  1. İş bulma şansınız artar

İnternet sitenizde öz geçmişinizi paylaşır ve belirli anahtar kelimeleri yerleştirirseniz, işverenlerin sizi bulması daha kolaylaşır. Öz geçmişinizi Linkedin hesabınızla eşleştirdiğinizde ise Linkedin’deki güncellemeleri otomatik olarak kişisel web sitenize de yansıtabiliyorsunuz.

  1. Kişisel markanızı yaratabilirsiniz (Yaratmak yerine belki de “oluşturmak” diyebilirdim)

Marka yönetimi artık büyük bir öneme sahip. Adınız, siz farkında olsanız da olmasanız da önemli bir marka… Bu markayı güçlendirmek için sizi ön plana çıkartacak başarılarınız, hakkınızda çıkan önemli gelişmeler, yaptığınız projeler vb. konuları bir araya toplayarak isminizi güçlendirebilirsiniz.

Ayrıca önemli bir kişiyseniz, yapacağınız konuşmalar, katılacağınız toplantılar vb. duyurularınızı da kendi sayfanızdan takip edenlere duyurabilirsiniz. Bu önemin derecesi, tamamen sizin kendinize uygun gördüğünüz önem kadardır 🙂

  1. Sosyal medyadaki varlığınızı bir kanaldan yönetebilirsiniz

Kişisel sayfanızda fikirlerinizi yayınladığınızda, bunu Twitter, Facebook, Linkedin vb. mecralara otomatik gönderebilir ve bütün bu mecralarda yazdığınız yazıları tek kaynak altında; yani kişisel sayfanızda toplayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir